scorecardresearch

Disleksi ...

21 izlenme
KategoriEğitim
Eklenme Tarihi 2 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Önemli Gelişme

Durum
Fotoğraf / Video
Önemli Gelişme
Haber Kaynağı
Orhan Deniz, "Hangi anne sizsiniz :)" adlı yeni bir video yükledi.
2 saat ·

Beğen · Yorum Yap · Paylaş

Orhan Deniz
Yorum yaz...

Orhan Deniz
6 Nisan, 21:27 ·
Bir kullanıcının fotoğrafı.
Beğen · Yorum Yap · Paylaş

Turgut Kacar, Rahime Erus, Gülsever Melek ve 12 diğer kişi bunu beğendi.

Sibel Kurtlutepe Hahahahaha
6 Nisan, 21:29 · Beğenmekten Vazgeç · 1

Orhan Deniz kapandığını bilmiyordum, bende twitterdan öğrendim ...
6 Nisan, 21:31 · Beğen · 2
Orhan Deniz
Yorum yaz...

Orhan Deniz, Diren Bakırköy'ün videosunu paylaştı.
6 Nisan, 00:08 ·
Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir. Asıl sorunları hafıza ve dil ile ilgilidir. Disleksi olan kişiler her şeyi unutur ve dil ile ilgili derslerde sıkıntı çektikleri bilinmektedir. Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir. İnsanlarda onları pek takmazlar. Normal bir insan okuma, yazma ve anlama gibi şeyleri beyninin sol ön lobunu kullanır. Disleksi olan kişiler sol ön lobu kullanmakta zorluk yaşarlar.Günümüzde ise disleksi olan kişilere sayısal zekası çok yüksektir. Okul zamanlarında ise matematik ve fizik derslerini çok severler. Fakat sözel konuları beceremeyebilirler. Disleksi olan kişilerin sözel zekaları düşük veya geri değildir. Aksine çok güçlü sözel zekaları vardır. Sözel zekalarını kullanabilselerdi ezberlemek onlara çocuk oyuncağı gibi kalırdı. Normal bir insanın hayal gücünün en az 2 katına sahiplerdir. Disleksi olan çoğu kişinin en büyük düşmanı kitaptır. Bazıları bir kitabı anlamak için aynı kitabı 5-6 kere okurlar. Disleksi olan insanlar üstün zekalı insanlardır ve bir kısmı ise dahidir. Ünlü olanlarda vardır; Albert Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci, Bill Gates bunlardan bazılarıdır. Disleksi ile ilgili ilk bulgular, 1896 yılında bir İngiliz doktor olan W. Pringle Morgan tarafından elde edildi ve British Medical Journal'da yayımlandı. Morgan makalesinde 14 yaşında olan Percy adındaki erkek çocuğunun her zaman akıllı ve zeki bir tutum içinde olduğunu, yaşıtlarıyla kıyaslandığında oyunlarda hızlı olduğunu ve arkadaşlarından geride kalan hiçbir yönü olmadığını, ancak okuyamadığını belirtiyordu. Bu dönemlerde disleksinin görme sistemiyle ilgili olduğu düşünülüyordu. Çünkü, disleksinin en belirgin özelliklerinden biri harflerin ve kelimelerin karıştırılması ve tersten algılanmasıydı. Bu bakış açısından yola çıkan bir düşünceyle disleksiyle baş etmek için göz eğitimleri yaptırılıyordu. Daha sonra yapılan çalışmalar ise disleksinin görmeyle ilgili bir bozukluk olmayıp dil sistemiyle ilgili bir bozukluk olduğunu ortaya koydu. Bugün göz eğitiminin disleksiyle yaşamayı kolaylaştırmadığı da artık kesinlikle kabul gören bir gerçek. Bugünkü bilgilerin ışığında, disleksi, fonem adı verilen dil birimlerinin birbirinden farklılıklarının ayırt edilmesi sırasında ortaya konmasıdır.